Stresle Baş Etmenin Yolları

Strese hemen her gün hepimiz maruz kalıyoruz. Trafikte sıkıştığımızda, işe geç kaldığımızda, çocuklar ödevlerini yapmamakta ısrar ettiklerinde, maddi problemler yaşadığımızda… Stressiz bir hayatı beklemek gerçekçi olmayacaktır çünkü işler her zaman beklediğimiz gibi gitmeyecek ve biz beklenmedik durumlarla karşılaştığımızda stres dediğimiz gerginliği yaşayacağız.

Peki hemen hepimiz benzer durumlara maruz kalırken neden bazılarımız olaylardan daha çok etkilenirken bazılarımız bu tip daha kolay atlatırlar? Bunun cevabı doğru bildiğimiz yanlışlarda, kendimize söylediğimiz cümlelerde ve başetme yöntemlerimizde yatmaktadır. Bunlardan bazılarını şöyle sıralayabiliriz:

  • Aslında stres yaşamak sağlıklı bir durumdur. Hiç stres yaşamazsak hayata karşı olan motivasyonumuzu kaybeder ve bir süre sonra kendimizi hiçbir şey yapmadan evde oturuyor olarak bulabiliriz. Yüksek düzeylerde stres işlevselliğimizi bozar, yapmamız gerekenlere konsantre olamayız ve bu sebeple performansımız da düşer. Orta düzeyde stres ise hem bizi yeni durumlarla baş edebilmek için motive eder hem de konsantre olmamızı sağlar. Bunu ertesi gün sınavı olan bir öğrenci ile örneklendirebiliriz. Hiç stresi olmayan bir öğrenci derse hiç çalışmayacak ve büyük ihtimalle ertesi gün sınavda başarısız olacaktır. Stresi şiddetli yaşayan bir öğrenci ise stresine ve ertesi günkü performansına konsantre olduğu için dersi gerektiği gibi çalışamayacak ve sınavda istediği performansı gösteremeyecektir. Orta düzeyde yaşanan stres ise öğrencinin dikkatini ayık tutacak, aynı zamanda motive edecektir.
  • Hepimizin kuralları vardır fakat bunları esnetememek veya yaşam olaylarına adapte edememek de stres yaşamamıza sebep olmaktadır. Bunlara dayatma da diyebiliriz. Dayatma cümlelerimiz genellikle -meli/-malı şeklinde bitmektedir. Örneğin, “Her şey beklendik olmalı.”, “Yaptığım işte çok başarılı olmalıyım.”, “Çocuklarım okulda daha başarılı olmalı”, “Randevuma geç kalmamalıyım.”, “Herkes beni sevmeli.”, “Hiç üzülmemeliyim.”. Bu dayatmalarda da görüldüğü gibi bu tip cümleler kişiye hareket alanı sağlamamakta, yaşamını kısıtlamaktadır. Dış etkenleri kontrol edemeyen birey ise dayatmalarıyla çatışan bir durum yaşadığında stres yaşamakta ve esneklik sağlamadığından bununla baş edememektedir. Baş edebilmek için ise bu cümleleri yumuşatmakta fayda vardır. Örneğin, “Her şeyi planlarım ama işler beklediğim gibi gitmeyebilir.”, “Herkes beni sevse mutlu olurum ama bu kontrol edebileceğim bir şey değil, herkes beni sevmeyebilir.”, “Üzgün olmak hoşuma gitmiyor ama eğer olursam da bu dünyanın sonu değil, bununla baş edebilirim.”
  • Zaman zaman hepimiz olumsuz duygulara kapılabiliriz. Bir yakınımızı kaybettiğimizde, kanser teşhisi aldığımızda, işten çıkarıldığımızda… Beklenmedik veya bilinmezlik kişinin stres yaşamasına sebep olur. Dolayısıyla bunlara benzeyen olaylar karşısında olumsuz duygular yaşamamız beklendik bir durumdur. Bizi neyin beklediğini bilmemiz, bu durumları ve duyguları kabullenmemiz stres yaşamamızı en aza indirgeyecektir. Üzüntü, tasa, kızgınlık, pişmanlık sağlıklı olumsuz duygularımızdandır.
  • Kişiler arası ilişkilerde gerginlikler her gün yaşanmaktadır. Bunu önlemenin yolu ise karşımızdaki kişiyi yargılamadan kendimizi ifade etmekten geçmektedir. Yani gerginliğe sebep olan durumun ne olduğunu, karşınızdaki kişinin yaklaşımı konusunda ne hissettiğinizi ve nasıl olmasını istediğinizi belirtmek faydalı olacaktır. Karşınızdaki kişiye “Sen zaten hep böyle yapıyorsun, sen zaten hep sorumsuz biriydin!” demek ise kişiyi yargılanmış hissettirecek, öfkelenmesine sebep olup durumu daha da çıkmaza sokacaktır.
  • Günlük hayat içinde hepimizin işleri çok yoğunken nereye yetişeceğimizi şaşırdığımız günler mutlaka çok olmuştur. Bir anda her şeyi yapamayacağımızı hissetme, her şeyi bırakıp kaçma isteği yaşayabiliriz. Bu da stres yaşamamıza sebep olan etkenlerden bir başkasıdır. Günlük işlerin listesinin çıkarılması, önem sırasına dizilip listeye göre hareket edilmesi stresi azaltacaktır. Aynı anda birkaç işi yapmaya çalışmak dikkat dağıtacak, işi gerektiği gibi yapamamanıza sebep olacaktır. Bu yüzden bir seferde bir işinizi halledip sonra ikinciye geçmenizde fayda vardır.
  • Ev, iş, okul, eş, çocuk derken bazen kendimize vakit ayırmayı unutabiliriz. Sevdiğimiz, bizi rahatlatan bir aktivite yapmamız kafamızı boşaltacak, bizi stresten arındırıp olaylara daha sağlıklı ve olumlu bakmamızı sağlayacaktır. Bu sinemaya gitmek, yürüyüş yapmak, balık tutmak, dans kursuna gitmek veya sadece evde oturup müzik dinleyerek kahve içmek olabilir. Yeter ki kendimize keyif veren aktiviteleri bir kenara koyup orada unutmayalım.
  • Yiyeceklerimizi taze, lifli, yağsız gıdalardan seçmek bizi daha enerjik tutacak, daha rahat, zinde ve olumlu hissetmemizi sağlayacaktır. Yatağa girdiğimiz ve çıktığımız saatlerin de düzenli olması önemlidir. Yetişkin bir birey günde 6-8 saat deliksiz uyumalıdır. Spor yapmak ise kişiyi disipline eder, plan yapmakta ve buna uymakta daha başarılı olan bu bireyler strese daha az maruz kalmaktadır.

Uzm. Psk. Özlem Ataoğlu

Bir cevap yazın